Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne ....

2010-08-22 18:56:00

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini ...Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim boz bulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim.... Ümit Yaşar   Devamı

Leyla Mecnun Aşk Görsün !!

2010-08-17 14:08:00

Ne zaman yüreğimde bir deli tay koşmaya başlasa .. Ne zaman yağmur yürekli bulutlarla yarışsa gözlerim.. Ve ne zaman ürkek bir ceylan geçse düşlerimden.. Sen geliyorsun aklıma .. Duru, berrak, engin, derin gözlerinle sen .. Gelip oturuveriyorsun yüreğimin orta yerine. "Ne zaman aklıma gelsen Kırk ikindi yağmurları misali Uzunca bir sağanak Boşalıyor gözlerimden Sana giden yollarda Başlıyor bir tipi Başlıyor bir boran" O ünlü türküye inat, yolun sonu görünmüyor, dağlar geçit vermiyor. Lakin; gönül de ferman dinlemiyor. Bir can oluyorsun düşlerimde. Hani ninelerimizin soğuk ve karlı kış günlerinde anlattığı, ağzımızdan buharlar çıkarak, soğuktan kızarmış burunlarımızla dinlediğimiz o masal kahramanı .. Hani yakaladığında senin olan ve her isteğini yerine getiren güzel peri .. Seni yakalamak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama beyaz bir köpük gibi kayıveriyorsun avuçlarımdan. Ellerim boş kalıyor, gözlerim boş bakıyor, yüreğim boş .. Bir bebek oluyorsun sonra. Henüz emekleyen ve eşyalara çarpa çarpa yürümeye çalışan şirin ve afacan bir bebek. Ve yürüyorsun beynimde, bedenimde, yüreğimde.. Tüm hücrelerimde yankılanıyor ayak seslerin. Sonra deniz oluyorsun. Yemyeşil/masmavi bir deniz. Nice fırtınalara gebe engin bir deniz. Ve ben gözlerinin hapsinde müebbet muhabbete mahkûm bir forsa. Yüreğim yüreğine prangalı, gönlüm gönlüne kilitli bir forsa. Mahkûm sevinir mi hiç? Ama ben seviniyorum. Çünkü senin mahkûmunum. Ne güzel bir mahkûmiyet bu. Ve sonra yağmur oluyorsun, rüzgâr oluyorsun, bahar oluyorsun, aşk oluyorsun .. Ama her şeyden &oum... Devamı

GEÇER...

2010-08-14 19:25:00

    Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer, Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, Gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer, Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi, Çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi? İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi? Çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun fili mi, Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer, İbret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan, Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan. Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan, Önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da'vadan Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer. Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe, Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre! Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre, Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer. Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne, Girmemiştir bu avalim, bu bedyi' gözüne. Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne. Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne, Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer. Neyzen Tevfik   Devamı

Tahta perdede ki çivi...

2010-08-14 17:07:00

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. " arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak" demiş. Genç, birinci (ilk) günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Ni...hayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne ***ürmüş. Gence "bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart (sök)" demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona "aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak. Artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik kapanmayacaktır. Alıntı Devamı

Daha KURAN Ne Desin!...

2010-08-14 17:04:00

insan! Yaşıyorken, hem de Kur'ân çağında; Çırpınıp duruyorsun, cehâlet batağında. Kalbin katı... Gözün kör... Başın kibir dağında Kur'ân sana gel diyor, bak bendedir adresin, ...Ey eşref-i mahlûkat! .. Daha Kur'ân ne desin! .. Özgürce seçmen için, iki yoldan birini; Apaçık bildiriyor, bütün ayetlerini. Ya Peygamber, ya şeytan... Seç diyor rehberini; Öyle seç ki; sırattan rüzgar gibi geçesin, İlle şeytan diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin! .. Ya Cennet bahçesidir, ya ateştir o mezar, Mekân var mı dünyada, öyle derin, öyle dar? Hiçbir şey yakın değil, insana ölüm kadar. Diyor ki; hesabı var, aldığın her nefesin; Mezarlar konuşurken... Daha Kur'ân ne desin! .. Malın, mülkün, şöhretin, dünyada herşeyin var; Ya dünyadan Rabb'ine, götürecek neyin var? Bana yeter diyorsan, şu üç günlük itibar; Bir dördüncü gün var ki; çok çetindir bilesin, Bunlar masal diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin! .. Âyet diyor ki; eğer, dağa inseydi Kur'ân; Paramparça olurdu.. Dağ, Allah korkusundan. Hangi insan durup da, ibret almaz ki bundan? Sen ki, bir dağ yanında, ne kadar da cücesin, Haddini bilmen için.. Daha Kur'ân ne desin! .. O münezzeh ruhundan, ruh vermekle insana; Erişilmez bir şeref, bahşetti Allah sana, Ne kadar sevdiğini, buradan anlasana! Sen ki; taparcasına, kendine kul kölesin, Nefsini put yapana.. Daha Kur'ân ne desin! .. Bir gün var ki; çok yakın, dağların yürüdüğü, Göklerin, güneşleri önünde sürüdüğü, Kâinatı toz duman, ... Devamı